Ankara Milletvekilimiz Sadullah Ergin: “Toplumsal barış için Türkiye'nin eksiksiz bir hukuk devleti olması gerekir”

11-08-2026
Ankara Milletvekilimiz Sadullah Ergin: “Toplumsal barış için Türkiye'nin eksiksiz bir hukuk devleti olması gerekir”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Sadullah Ergin, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen kanun teklifi üzerine Yeni Yol Grubu adına söz aldı. Sürecin çözülmesini güçlü bir şekilde desteklediklerini belirten Ergin, teklifin hazırlanış yöntemine ilişkin usul eleştirisini dile getirdi. 2009 ve 2013 süreçlerinin neden sonuçsuz kaldığını değerlendiren Ergin, kalıcı toplumsal barışın yalnızca silahların susmasıyla değil, eksiksiz bir hukuk devleti ve güven veren bir adalet düzeniyle mümkün olacağını vurguladı.

“Bu konuya ilk desteği veren DEVA Partisi ve onun Genel Başkanı Sayın Ali Babacan olmuştur”

Partisinin sürece ilişkin tutumunu hatırlatarak konuşmasına başlayan Ergin şunları söyledi: “Bugün Türkiye açısından son derece önemli bir kanun teklifini görüşüyoruz. Sözlerime başlarken şunun altını çizmek istiyorum; 2024 Ekim ayında Sayın Devlet Bahçeli’nin gündeme taşıdığı bu konuya ilk desteği veren DEVA Partisi ve onun Genel Başkanı Sayın Ali Babacan olmuştur. O günden bugüne kadar bu sürece yapıcı katkı sunmaya devam ediyoruz. Hatırlayınız, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş başkanlığında kurulan komisyona da Yeni Yol Grubu olarak hem üye verdik hem de komisyon çalışmalarına önemli ve nitelikli katkılar sunduk.”

“Keşke bu hazırlıkta da katılımcı ve uzlaşmacı bir çalışma yapılabilseydi”

Teklifin hazırlanış yöntemine ilişkin çekincesini dile getiren Ergin, “Sayın Kurtulmuş’un riyasetinde çalışan komisyon hem katılımcı ve uzlaşmacı bir metotla verimli bir çalışma yapmış hem de 86 milyon ülke insanının hissiyatını en geniş şekilde ifade edebilmesine zemin hazırlamıştı. Bu açıdan örnek bir uzlaşı komisyonu olarak bundan sonra da anılacaktır. Görüşmekte olduğumuz kanun teklifi ise maalesef istihbarat birimleri ile sadece üç siyasi partinin kendi arasında görüşerek hazırlayıp önümüze getirdiği bir metin. Keşke bu hazırlıkta da katılımcı ve uzlaşmacı bir çalışma yapılabilseydi. Bu nedenle teklifin hazırlanış yöntemiyle ilgili eleştirimizi ve usule dair çekincemizi ifade etmek istiyorum. Ancak bu eleştirilerimiz Türkiye’nin bu kadim sorununu çözme irademizi ortadan kaldırmaz. Tam tersine biz bu sorunun çözülmesini güçlü bir şekilde istiyor ve destekliyoruz” dedi.

“Yasal altyapının yetersiz olması nedeniyle de 2009 Açılım Süreci maalesef başarısız oldu”

Geçmiş süreçlerin neden sonuçsuz kaldığını değerlendiren Ergin, “Hatırlanacağı üzere Türkiye 2009’da da bir açılım süreci yaşamıştı. 2009’da AK Parti tek başına bu süreci gündeme getirdi. O tarihte CHP ve MHP muhalif kaldı. Güvenlik bürokrasisi ve yargı organları zihnen bu sürece hazır değildi. STK ve kamuoyunu etkilemeye dönük özel bir çalışma yoktu. Medya desteği yoktu. Yasal altyapının yetersiz olması nedeniyle de 2009 Açılım Süreci maalesef başarısız oldu. Daha sonra 2013’te yeni bir Çözüm Süreci başladı. 2013 sürecinde de parlamentoda AK Parti tek başınaydı, CHP ve MHP sürece karşıydı. HDP dışında sürece destek veren bir parti yoktu. Ancak 2013 sürecinde ‘Akil İnsanlar Heyeti’ üzerinden çok geniş bir kamuoyu iletişimi kuruldu. Bu iletişim modeli başarılı oldu ama yeterli siyasi destek olmayınca bu çaba da yetmedi. Bu süreçte de yasal altyapı oluşturulmadı ve maalesef bu süreç de olumsuz bitti” ifadelerini kullandı.

“Bu dönem önceki dönemlere göre daha müsait bir zemin var”

Bugünkü tablonun geçmişten farkını sıralayan Ergin, “Günümüze gelirsek bugün geçmişe göre birçok avantaj mevcut. Parlamentoda çok geniş bir siyasi destek var. Güvenlik ve yargı bürokrasisinin geçmiş dönemdeki gibi olumsuz bir tutumu yok. MHP’nin bu sürecin başat aktörü olması, toplumsal muhalefetin çok genişlemesini önleyen önemli bir faktör oldu. Görüşmekte olduğumuz kanun teklifi de yasal altyapı açısından önceki dönemlerde olmayan bir imkânı sunuyor. Bu nedenlerle bu dönem önceki dönemlere göre daha müsait bir zemin var. Şartların bu kadar müsait olduğu bir zeminde bu sürecin olumlu bir şekilde sonuçlanması samimi arzumuz. Şayet bu süreçte netice alınabilirse Türkiye, bulunduğu coğrafyada daha güvenli ve huzurlu bir ülke konumuna gelecektir” diye konuştu.

“Bu, Türkiye’nin meselesidir. Bu, 86 milyonun meselesidir”

Sürecin tek bir partinin veya ittifakın projesi olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Ergin, “Bu sürecin en güçlü tarafı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde oluşan destek tablosunun genişliği ile sürece dair yasa altyapısının oluşturulmakta olmasıdır. Bu süreç yalnızca bir siyasi partinin veya bir siyasi ittifakın projesi olarak görülmemelidir. Bu, Türkiye’nin meselesidir. Bu, 86 milyonun meselesidir” şeklinde konuştu.

“Toplumsal barış yalnızca silahların susmasıyla elde edilemez”

Kalıcı barışın koşullarını sıralayan Ergin şunları söyledi: “Tüm bu hazırlık ve çalışmalar; ülkemizin orta-uzun vadede toplumsal barışını güçlendirmek, iç ve dış güvenlik endişelerini gidermek ve daha güçlü bir Türkiye inşa etmek için yapılmalıdır. Toplumsal barış yalnızca silahların susmasıyla elde edilemez. Toplumsal barış için Türkiye’nin eksiksiz bir hukuk devleti olması gerekir. Toplumsal barış için güven veren bir adalet düzenini inşa etmek gerekir. Toplumsal barış, farklı düşünen vatandaşlarımızın kendisini güvende hissetmesi ile sağlanır. Toplumsal barış; temel hak ve özgürlüklerin güvence altında olması ile oluşur.”

“Keşke bu teklifin devamında temel hak ve özgürlükleri güçlendirecek adımların yol haritası işlemeye başlasaydı”

Teklifin kapsamına ilişkin beklentisini dile getiren Ergin, “Dolayısıyla keşke bu çalışma ile birlikte toplumun diğer kesimlerinin birikmiş sorunlarına adil çözümler getirecek ve somut adımların atılacağı bir takvim de ortaya konulabilseydi. Keşke bu teklifin devamında Türkiye’de hukuk güvenliğini, demokratik standartları, temel hak ve özgürlükleri güçlendirecek adımların yol haritası ve buna dair eylem planı işlemeye başlasaydı. Çünkü kalıcı barış, yalnızca çatışmanın sona ermesiyle değil, insanların adalete ve devlete güven duymasıyla ve aidiyet duygusunun güçlenmesiyle mümkün olur. DEVA Partisi’nin ve Yeni Yol Grubu’nun sürece bakış açısı budur” dedi.

“Yaşamayı ve yaşatmayı kutsayalım”

Konuşmasını sürece destek mesajıyla noktalayan Ergin, “Beraberce bu coğrafyada daha mutlu, daha özgür, daha huzurlu olabiliriz. Birlikte kazanabiliriz. Bu ülke kazanır, insanlık kazanır. Türkiye’nin hasımları kaybeder. İsteğimiz budur. Bizler de bu sürecin netice alması için olumlu katkı sunmaya devam edeceğiz. Yaşamayı ve yaşatmayı kutsayalım” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

SONRAKİ HABER

Ankara Milletvekilimiz İdris Şahin’den iktidarın görmezden geldiği mağduriyetlere sert tepki: “Bir gün iktidarın seçim hesabı, siyasi planı veya çıkarı mağduriyetinizin giderilmesini gerektirirse sizi de hatırlar”

Sık Sorulan Sorulara Cevaplar


                        

BASIN BÜLTENİNİ
İNDİRİN

Haber ekinde bir basın açıklaması mevcut ise aşağıdaki indirme ikonu ile indirebilirsiniz.

11-08-2026