DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, mahkûm yakınlarından maden işçilerine, gazilerden çiftçi ve emeklilere kadar toplumun geniş kesimlerinin karşı karşıya kaldığı mağduriyetleri sert bir dille eleştirdi. İktidarın adalet ve hak anlayışını yalnızca kendi siyasi çıkarları doğrultusunda işlettiğini belirten Şahin, Türkiye’nin bir mağduriyetler ülkesine dönüştürüldüğünü vurguladı.
“Türkiye bugün bir mağduriyetler ülkesi hâline getirildi”
Toplumun farklı kesimlerinde yaşanan derin mağduriyetlere dikkat çeken Şahin, “Türkiye bugün bir mağduriyetler ülkesi hâline getirildi. Yurdun dört bir yanında mahkûm yakınları adalet arıyor. Güvenpark’ta gaziler ve şehit aileleri açlık grevi yapıyor. Doruk Madencilik işçileri Ankara sokaklarında alacaklarını arıyor. Kayseri’de çiftçinin 65 ton elması icradan satılıyor. Emeklinin aylığı ortalama kirayı karşılamıyor. Tablo bu kadar açık. Adli hükümlü yakınıysanız Ulus Meydanı’na çıkıp ‘Cezada adalet, infazda eşitlik’ diye seslenirsiniz. Esenyurt’ta, Eskişehir’de aynı talebi tekrarlarsınız. Her yargı paketi öncesinde umutlandırılırsınız, paket çıktıktan sonra yine unutulursunuz ve mağdur edilirsiniz.” dedi.
“Kurşun rütbe sormaz ama yasa sorar”
Maden işçilerinin ve gazilerin yürüttükleri hak mücadelesinde karşılaştıkları engelleri dile getiren Şahin, “Madenciyseniz yerin yüzlerce metre altında çalışır, canınızı ortaya koyarsınız. Doruk Madencilikte çalışan 580 işçi gibi alacağınızı tahsil edemezsiniz. 15 gün Ankara’da beklersiniz, yürümek istediğinizde önünüz kesilir, yüzü aşkın arkadaşınız gözaltına alınır. Hakkınızı ödemeyen patrona dokunulmaz, siz açlık grevine başlamak zorunda kalırsınız.
Er gazisiyseniz bu vatan uğruna kanınızı ve uzvunuzu verirsiniz. Türkiye’nin 81 ilinden gelerek Güvenpark’ta kartonların üzerinde yatarsınız. Sesiniz duyulmayınca açlık grevine başlarsınız. Önünüze dokuz maddelik bir düzenleme getirilir ancak rütbeli personelle aranızdaki emsal statü sorunu ile maaş, sağlık, protez ve sosyal hak farklılıkları yine giderilmez. Kurşun rütbe sormaz ama yasa sorar. Mağdur edilirsiniz” şeklinde konuştu.
“Ürünü çiftçi yetiştiriyor, bedelini icra dairesi paylaşıyor”
Çiftçi ve emeklilerin ekonomik çıkmazını değerlendiren Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çiftçiyseniz mazotu, gübreyi, tohumu ve ilacı krediyle alırsınız. Tarım kesiminin bankalara olan borcu 1 trilyon 459 milyar liraya çıkar. Kayseri’nin Yeşilhisar ilçesinde bir üretici gibi 65 ton elmanız, 4 milyon 424 bin lira bedelle icradan satışa çıkarılır. Geçen ay dalınızdaki domatese, bu ay deponuzdaki elmaya haciz gelir. Ürünü siz yetiştirirsiniz, bedelini banka ve icra dairesi paylaşır. Emekliyseniz kırk yıl çalışır, prim ödersiniz. En düşük emekli aylığı 23 bin 552 liraya çıkarılır ve bu size müjde diye anlatılır. Ülkedeki ortalama kira ise 24 bin 179 liradır. Daha elektrik, su, doğal gaz ve mutfak masrafları hesaba katılmadan aylığınız 627 lira açık verir. 5 milyondan fazla emekli bu ücrete mahkûm edilir. Mağdur edilirsiniz.”
“Devlet vatandaşını kendisine lazım olduğunda değil, hakkı doğduğunda görür”
İktidarın adalet anlayışını eleştiren Şahin, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: “Peki, hiç mi umut yok? Yok değil. Bir gün iktidarın seçim hesabı, siyasi planı veya iktidar sahiplerinin çıkarı sizin mağduriyetinizin giderilmesini gerektirirse sizi de hatırlarlar. Dün yüzünüze kapanan bakanlık kapıları açılır. Yıllardır rafta bekleyen dosyanız bir gecede indirilir. Çıkmaz denilen kanun çıkarılır. Bulunamayan kaynak bulunur. Komisyon saatlerce çalıştırılır, Genel Kurulun takvimi ona göre düzenlenir. Demek ki mesele zaman değilmiş. Mesele imkân değilmiş. Mesele, kimin hakkının iktidarın işine yaradığıymış. Devlet vatandaşını kendisine lazım olduğunda değil, vatandaşın hakkı doğduğunda görür. Hukuk iktidarın ihtiyacına, adalet siyasi hesabın takvimine göre uygulanmaz. Türkiye mağduriyetler ülkesi değildir. Türkiye’yi mağduriyetler ülkesine çeviren, hakkı hak sahibine değil, işine gelen kesime teslim eden bu yönetim anlayışıdır.”