Mersin Milletvekilimiz Mehmet Emin Ekmen: Provakosyana izin vermeyecek bir atmosfere ihtiyacımız var

03-07-2026
Mersin Milletvekilimiz Mehmet Emin Ekmen: Provakosyana izin vermeyecek bir atmosfere ihtiyacımız var

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda CHP Grubu’nun Madımak olaylarının araştırılmasına ilişkin önergesi üzerine söz aldı. Ekmen, Madımak ve Başbağlar katliamlarının birbirinden koparılamayacağını, 1993 yılındaki karanlık olayların bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirterek, gerçek toplumsal barışın ancak geçmişteki acılarla yüzleşilmesiyle mümkün olacağını ifade etti.

Madımak’ın 33 yıl sonra hâlâ aydınlatılamamış olması kabul edilemez

CHP Grubu’nun, Madımak katliamına ilişkin yargılamalarda ortaya çıkan eksikliklerin araştırılması amacıyla verdiği önergeyi desteklediklerini ifade eden Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen, “İlk olarak üzerinde düşünmemiz gereken husus şudur: Madımak gibi büyük bir katliamın üzerinden 33 yıl geçmiş olmasına rağmen olayın tüm yönleriyle hâlâ aydınlatılamamış olduğunun bugün dahi kabul ediliyor olmasıdır. Zannediyorum ki AK Parti milletvekilleri de diğer siyasi partilerin temsilcileri de Madımak'ın bütün boyutlarıyla aydınlatıldığını ve artık yeniden araştırılmasına gerek olmadığını iddia etmeyecektir. Türkiye'de yargı pratiğine yönelik pek çok haklı eleştiri dile getiriyoruz. Ancak konu Sivas davası sanıklarıyla ilgili lehe gelişmelere geldiğinde, bir anda bütün yargı süreçleri eksiksiz ve kusursuz işlemiş gibi bir yaklaşım sergilenebiliyor. Oysa Türkiye'nin yargı pratiğine baktığımızda Madımak katliamının üzerinin örtülmesi gibi, bu gerekçeyle yargılananların da birtakım hak kayıplarına maruz kaldığını ya da kalabileceğini kabul etmek zorundayız” dedi.

1993 yılının karanlık olayları birlikte değerlendirilmelidir

Madımak’ın yalnızca tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Ekmen, “Eğer biz Sivas'ı, Çorum'u döneminde aydınlatabilmiş olsaydık, belki bugün Madımak'ın aydınlatılmasını konuşmuyor olabilirdik. Madımak'ı sadece Madımak katliamından ibaret görmek de mümkün değildir. 1993 yılı bir örtülü darbe yılı olarak kabul edilmektedir. 33 askerin şehit edilmesinden Madımak ve Başbağlar katliamlarına, Adnan Kahveci'nin şüpheli ölümünden Eşref Bitlis'in düşen uçağına, Bahtiyar Aydın'ın öldürülmesinden eski Milletvekili Mehmet Sincar'ın Batman'da katledilmesine, Cem Ersever olayı ve daha birçok hadise aslında o yılın bir örtülü darbe dönemi olduğunun açık göstergeleridir. 33 yıl sonra bugün baktığımızda sadece Madımak'ta yaşamını yitiren 33 aydınımızı, sanatçımızı, düşünürümüzü ve iki otel çalışanını değil, hemen ertesi gün hangi karanlık eller tarafından planlandığını hâlâ bilmediğimiz Başbağlar katliamını da birlikte değerlendirmek zorundayız. Tıpkı 1993 yılını bir bütün olarak ele almamız gerektiği gibi” ifadelerini kullandı.

Büyük iç barış ancak eşit vatandaşlıkla mümkündür

Geçmişte hazırlanan Meclis raporlarının dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Ekmen, “Döneminde Meclis tarafından kurulmuş bir komisyon ve hazırlanan önemli tespitler bulunmaktadır. Ancak bu tespitlerin bugün olayı tam anlamıyla aydınlattığını söylemek mümkün değildir. Biz Yeni Yol Grubu olarak, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun müktesebatına Madımak Araştırma Komisyonu Raporu'nun da eklenmesini istedik. Bunun yanında zorunlu göç, faili meçhuller ve benzeri konularda hazırlanmış komisyon raporlarının da değerlendirilmesini talep ettik. Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun vesile olmaya çalıştığı büyük iç barış, sadece Kürtler veya sadece örgütle ilgili hukuki düzenlemelerden ibaret olamaz. Ancak Alevi’siyle Sünni’siyle, yaşam tarzı farklı olan, felsefi inançları bulunan ya da bulunmayan, inançlı ya da inançsız bütün vatandaşlarımızın kendisini aynı güvenlik içinde ve aynı eşit vatandaşlık hissiyle yaşayabildiği bir ülkeye dönüştüğümüzde büyük iç barışı ve eşit vatandaşlık ülküsünü hayata geçirmiş olacağız. Aynı zamanda herhangi bir provokatif girişimin sonuç alamayacağı bir siyasi iklime kavuştuğumuzda da bunu başarmış olacağız. Madımak örneğinde olduğu gibi, kurgulanmış bir provokasyon harekete geçtiğinde dahi insanların bu provokasyonlara kapılmadığı, demokratik, hoşgörülü, çoğulcu ve barış içinde bir Türkiye'yi inşa etmek zorundayız. Provokatörleri lanetliyoruz ancak provokasyonlara zemin hazırlayan sosyal iklimi ve toplumsal duyguları da görmezden gelemeyiz” değerlendirmesinde bulundu.

SONRAKİ HABER

Ankara Milletvekilimiz İdris Şahin’den Marmara depremi hazırlığında 8 kez değiştirilen afet bilişim ihalesine tepki: “Hazırlık takvimine eklenen her gün, milletin can güvenliğini tehlikeye atmakla eşdeğerdir”

Sık Sorulan Sorulara Cevaplar


                        

BASIN BÜLTENİNİ
İNDİRİN

Haber ekinde bir basın açıklaması mevcut ise aşağıdaki indirme ikonu ile indirebilirsiniz.

03-07-2026