DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, yılın ilk beş ayında bütçeden faize ödenen 1 trilyon 262 milyar 642 milyon liranın yaklaşık 63 milyon emekli maaşına karşılık geldiğini belirterek, “Emekliye kaynak yok diyenler, 63 milyon emekli maaşını faize ödedi. Milyonlarca emekli geçim derdiyle mücadele ederken, bütçeden her saniye 4 emekli maaşı tutarında kaynak faize aktarılıyor. Bu vahim tablo, iktidarın bütçe önceliklerini emeklilerin, dar gelirli vatandaşların ve üreticilerin refahını artırmaktan yana değil bütçeyi faize mahkum eden ekonomi anlayışından yana kullandığını açıkça göstermektedir. Bu kul hakkıdır” dedi.
DEVA Partili Hasan Karal, Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre yılın ilk beş ayında faiz giderlerinin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 51,1 artarak 1 trilyon 262 milyar 642 milyon liraya yükseldiğine dikkat çekti.
“Her saniye 4 emekli maaşı faize gidiyor”
Faiz ödemelerinin ulaştığı boyutun ekonomik tercihlerin sonuçlarını ortaya koyduğunu belirten Karal, rakamların vatandaşın yaşadığı gerçeklerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Karal, faiz harcamalarının büyüklüğünü şu sözlerle anlattı:
“Yılın ilk beş ayında faize ödenen para 63 milyon 132 bin 100 emekli maaşına denk geliyor. Daha çarpıcı olan ise bunun her gün, her saat ve her saniye devam ediyor olmasıdır. Bütçeden her saniye 4 emekli maaşı, her dakika 290 emekli maaşı, her saat 17 bin 420 emekli maaşı, her gün ise 418 bin 93 emekli maaşı tutarında kaynak faize aktarılıyor. Milyonlarca emekli ay sonunu getiremezken, bütçeden akan kaynakların adresi yine faiz oluyor.”
Milletvekili Karal, iktidarın, yıllardır emeklilere ve dar gelirli kesimlere yönelik talepleri bütçe imkanlarıyla açıklamaya çalıştığını kaydetti. Aynı dönemde faiz harcamalarındaki artışın dikkat çekici olduğunu vurgulayan Karal, “Emekli maaşlarının artırılması gündeme geldiğinde kaynak yetersizliğinden söz edenler, konu faiz ödemeleri olduğunda milyarlarca lirayı gözünü kırpmadan aktarıyor. Bugün emekliler temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken, bütçeden ayrılan kaynakların önceliğinin vatandaş değil faiz olması kabul edilemez. Bu tablo, iktidarın ekonomi politikalarının bedelini yine milletin ödediğini göstermektedir” şeklinde konuştu.
“Bu para üretime, istihdama ve refaha harcanabilirdi”
Faiz ödemelerine ayrılan kaynakların Türkiye'nin kalkınması için kullanılabileceğini vurgulayan Karal, sözlerini şöyle sürdürdü:
“1 trilyon 262 milyar lira; çiftçinin üretimini desteklemek, gençlere iş imkanı sağlamak, sanayiyi güçlendirmek, eğitim ve sağlık yatırımlarını artırmak için kullanılabilecek devasa bir kaynaktır. Ancak bugün bu kaynaklar üretime, istihdama ve kalkınmaya değil, faize gidiyor. Faize giden her saniye üretimden, yatırımdan, vatandaşın ve emeklinin refahından eksilen bir kaynaktır. Milyonlarca emeklinin geçim sıkıntısı yaşadığı, vatandaşın yüksek enflasyon altında ezildiği bir dönemde bütçenin bu ölçüde faiz yükü altında kalması vicdanları yaralamaktadır. DEVA Partisi olarak kaynakların faiz sarmalına değil üretime, yatırıma, ihracata ve katma değer oluşturan alanlara yönlendirildiği, hukukun üstünlüğü ve güven ortamıyla desteklenen bir ekonomi anlayışını savunuyoruz. Kamu kaynakları milletin emanetidir. Emekliye kaynak bulamayıp faize 63 milyon emekli maaşı ödemek, milletin hakkını millet için kullanmamak demektir. Bu aynı zamanda kul hakkıdır.”