DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, son günlerde yaşanan sel, su baskınları ve altyapı sorunlarına ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye’nin su yönetimi konusundaki yapısal eksikliklerine dikkat çekti. Karal, “Yağmur rahmettir. Doğru planlama ve sağlam altyapıyla berekete dönüşür. Ancak yanlış yönetildiğinde afete, kuraklık dönemlerinde ise felakete dönüşen bir tabloyla karşı karşıya kalıyoruz” dedi.
Kentleşme ve altyapı eleştirisi
DEVA Partili Hasan Karal, ülkenin kısa süre önce kuraklık tartışmaları yaşadığını hatırlatarak, bugün ise aynı coğrafyada yağışların şehirleri teslim aldığını söyledi. Kentleşme politikalarına ve altyapı yatırımlarına da değinen Karal, dere yataklarına yapılan yapılaşmaların, zemin etütleri gözetilmeden hayata geçirilen projelerin ve iklim değişikliği gerçeği yok sayılarak sürdürülen yatırımların ağır sonuçlar doğurduğunu vurguladı.
“Sorun yağmur değil, yönetim anlayışı”
Son günlerde ülkenin farklı noktalarında yaşanan tabloya işaret eden Karal, “Yağmur yağdı; milyarlık otoyol heyelana teslim oldu. Yağmur yağdı; tarım üssü Amik Ovası’na yapılan havalimanı göle döndü. Yağmur yağdı; sokaklar ve caddeler nehir gibi aktı. Yağmur yağdı; er meydanını su bastı, dünyaca ünlü Anadolu Aslanları sular altında kaldı. Yağmur yağdı; yollar çöktü, okullar tatil edildi. Oysa aynı ülke, birkaç ay önce susuzlukla imtihan oluyordu. Rahmet bereket olacakken; yağdığında afet, yağmadığında felaket oluyor. Sorun yağmurun kendisi değil. Suyu yönetemeyen bir anlayış, koskoca ülkeyi bu kısır döngüde debelenmeye mahkûm ediyor. Bu kısır döngü kader değildir” şeklinde konuştu.
Bütüncül ve uzun vadeli strateji çağrısı
Milletvekili Karal, Türkiye’nin kadim bir medeniyet coğrafyası olduğunu, bu toprakların felaketle değil doğru yönetimle ortaya çıkan bereketle anılmayı hak ettiğinin altını çizdi. Suyu yönetemeyen bir ülkenin tarımını da şehirlerini de sağlıklı biçimde yönetemeyeceğini belirten Karal, Türkiye’nin su kaynaklarını yönetme konusunda bütüncül ve uzun vadeli bir stratejiye ihtiyaç duyduğunu ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “DEVA Partisi olarak biz, afetleri sadece yaşandıktan sonra müdahale edilecek olaylar olarak görmüyoruz. Afet yönetimini risk analiziyle başlayan, şehir planlamasıyla güçlenen ve sağlam altyapı yatırımlarıyla desteklenen bütüncül bir kamu yönetimi meselesi olarak ele alıyoruz. Şeffaflığın olmadığı yerde güven, liyakatin olmadığı yerde çözüm olmaz. İhtiyacımız olan; günü kurtaran projeler değil, yarını güvence altına alan akılcı ve uzun vadeli politikalardır. Doğru planlama, güçlü denetim ve hesap verebilir bir sistemle bu ülkenin potansiyeli açığa çıkar.”