DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, son günlerde kamuoyuna yansıyan iki ayrı olayın, Türkiye’de özellikle kız çocuklarının ne kadar kırılgan, korumasız bir zeminde yaşadığını ve çocukların ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu bir kez daha açık biçimde gösterdiğini belirtti.
“Bu vakalar münferit değil; çocuk hakları, çocukların korunması açısından önemli yapısal sorunların göstergesidir”
Esen, bu meselelerin tekil olaylar gibi görülemeyeceğini vurgulayarak, çocuk hakları açısından derin ve yapısal bir soruna işaret ettiğini ifade etti.
Şanlıurfa iddiaları: “Süt parası/başlık parası” adı altında çocuk yaşta evlilikler
Sosyal medyada paylaşılan bir videoda, Şanlıurfa’dan bir vatandaşın kız çocuklarının “süt parası” adı altında para karşılığı evlendirildiğini söyleyerek Cumhurbaşkanı’na ve TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’na (KEFEK) çağrıda bulunduğunu hatırlatan Esen, mesajda çocuk yaşta kız çocuklarının yüksek meblağlarla verildiğinin, ardından da kız çocuklarının ağır yoksunluklar içinde yaşamaya mahkûm edildiğinin anlatıldığını belirtti.
“Hiçbir örf, adet ya da kültürel gerekçe çocuk haklarının ihlalini meşru kılamaz”
Esen, “Süt parası”, “başlık parası” ya da başka bir ad altında yürüyen bu uygulamaların çocuğun rızasını yok saydığını; çocuğun hayatı üzerinde pazarlık yapılmasını hiçbir örf, adet ya da kültürel gerekçenin meşru kılamayacağını vurguladı. Gelir adaletinin bozulması ve derin yoksullaşmayla birlikte bu tür uygulamaların yeniden ve daha ağır şekilde devam ettiğine dikkat çekti.
KEFEK’e çağrı: “Acil gündeme alın, saha verisine dayalı çalışma yürütün”
Elif Esen, KEFEK’i; çocuk yaşta evlilikler, zorla evlendirme ve ekonomik saiklerle gerçekleşen evlilik pratikleri konusunda saha verilerine dayalı, somut sonuçlar, çözümler üreten bir çalışma yürütmeye çağırdı. Ayrıca yürütme mekanizmalarının ve ilgili kurumların, çocukların korunmasına yönelik mekanizmaların bu tür vakalarda neden devreye girmediğini kamuoyuna açık biçimde açıklanmasını istedi.
Ankara iddiaları: Gece kulüplerinde 18 yaş altı kız çocuklarının çalıştırılması ve istismar riski
Esen, Ankara’da gece kulüplerine yönelik soruşturmalara ve basına yansıyan görüşme tutanaklarına giren anlatımların, çocuk istismarının başka bir acı yüzünü gösterdiğini belirtti. 18 yaş altındaki kız çocuklarının bu mekânlarında çalıştırıldığı, ücretsiz imkânlar ve iş vaadiyle bu ortamlara çekildiği, ardından cinsel sömürü baskısıyla karşı karşıya kaldığı yönündeki ifadelerin son derece ağır olduğunu vurguladı. Denetim zamanlarında çocukların farklı alanlara yönlendirildiği ve gizlenmeye imkân sağlayan düzenekler bulunduğu yönündeki anlatımların, sürecin planlı ve sistematik bir yapı içinde yürütüldüğüne işaret ettiğini ifade etti.
“Mesele yalnızca işyeri ihlali değil; gece kulüplerinde denetimlerin etkisizleşmesi ve sorumluluğun dağılmasıdır”
Esen, burada meselenin yalnızca bir işyeri ihlali olmadığını; çocukların nasıl korumasız ve görünmez kılındığını, denetimlerin ve yaptırımların nasıl etkisizleştirildiğini ve kurumlar arası sorumluluğun nasıl dağıldığını gösteren bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu söyledi.
DEVA Partisi’nin çağrıları
Esen, DEVA Partisi olarak çağrılarını şöyle sıraladı:
- KEFEK, bu iki başlığı da kapsayacak şekilde kız çocuklarının istismarı ve erken evlilikler konusunda kapsamlı bir inceleme başlatmalı.
- Cumhurbaşkanlığı ve ilgili bakanlıklar, çocukların korunmasına ilişkin mevcut uygulamaların neden bu vakalarda işlemediğini kamuoyuna açıklamalı.
- Çocuk mağduriyetine sebep olan koruyucu mekanizmalarda görevli olan ‘Sorumsuz sorumlular’ hesap vermeli, yaptırım uygulanmalı.
- Hızla bakanlıklar arası eşgüdüm ve koordinasyonla çalışan ‘Ulusal Çocuk İzleme Sistemi’ kurulmalı.
- Eğlence ve hizmet sektörlerinde 18 yaş altı kız çocuklarının çalıştırılmasına karşı denetimler ve yaptırımlar göstermelik olmaktan çıkarılmalı; güçlü bir izlem sistemiyle desteklenmeli.
- Kız çocukları okulda tutularak hem eğitim hem gözlem altında olmalı, eğitimden kopuş erken uyarı sistemleriyle izlenmeli, aileler sosyal ve ekonomik desteklerle güçlenmeli.
“Çocuklar gerçek beka meselemiz. Devletin görevi çocuğu korumak, güçlendirmek ve geleceğini güvence altına almaktır”
Esen, “Devletin görevi; çocuğu suskunluğa, karanlığa ya da pazarlığa terk etmek değil; çocuğu korumak, güçlendirmek ve geleceğini güvence altına almaktır” dedi.