İstanbul Milletvekilimiz Elif Esen: “Barış umudunu korurken hukukun sınırlarından vazgeçemeyiz”

11-08-2026
İstanbul Milletvekilimiz Elif Esen: “Barış umudunu korurken hukukun sınırlarından vazgeçemeyiz”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, toplumsal barışın ancak hukuk, şeffaflık ve Meclis denetimi ile kalıcı hale gelebileceğini vurguladı.

Türkiye’nin kırk yılı aşkın süredir terörün açtığı yaraları taşıdığını belirten Esen, “Bir askerimizin, bir polisimizin, ülkemizin herhangi bir ilinde tek bir vatandaşımızın dahi ne şehit ne de gazi olmadığı bir Türkiye’yi bütün kalbimizle istiyoruz” dedi.

Silahların on yıllardır çözemediği sorunların Meclis çatısı altında istişareyle çözülmesinin kıymetli olduğunu ifade eden Esen, toplumdaki endişelerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Sürecin toplumsal uyum ve güvenlik boyutlarının birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti.

 Türkler ve Kürtlerin yüzyıllardır ortak bir tarih ve kader paylaştığını ifade eden Esen, “Hiçbir terör örgütü Kürt vatandaşlarımızın iradesinin sahibi veya temsilcisi değildir. Kalıcı barış, bir örgütün taleplerini bütün bir halkın talebi gibi göstermekle değil, eşit vatandaşlığı ve demokratik siyaseti güçlendirmekle kurulabilir” dedi.

“Hukuk devletinde güvence yalnızca kanuna bir cümle yazmak değildir”

Konuşmasında düzenlemenin 10. maddesine ilişkin hukukî kaygılarını da gündeme getiren Esen, görevini yerine getiren kişilere sağlanan hukukî, idarî ve cezai güvenceye ilişkin “Bu güvenceyi kim ve nasıl garanti edecektir?” diye sordu. “Devlet bir insana ‘Bu görevi yap’ diyorsa, o insanın yarın ‘Bu görevi neden yaptın?’ sorusuyla karşı karşıya kalmayacağından da emin olması gerekir. Hukuk devletinde güvence yalnızca kanun metnine bir cümle yazmak değil, o cümlenin uygulamada da aynı anlamı taşımasıdır” dedi.

Milletvekillerinin Meclis kürsüsündeki sözlerinin dahi soruşturma konusu yapılabilmesinin toplumdaki güven duygusunu zedelediğini belirten Esen, Kuzey İrlanda ve ETA örneklerinde olduğu gibi topluma dönüş süreçlerinin doğrulama, bireysel değerlendirme, geri alınabilirlik ve mağdur hakları gözetilerek yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Yaklaşımının “barış ihtimalini koruyan fakat hukukun sınırlarını da terk etmeyen temkinli bir iyimserlik” olduğunu belirten Esen, iktidara çağrısını şöyle tamamladı: “Yapıcı itirazları dikkate alın. Görevini yapanı korurken ağır kusuru, kötü niyeti ve yetki aşımını güvence dışında bırakın. Meclisi sürecin gerçek karar ve denetim merkezi hâline getirin. Barışı hukukla, kardeşliği eşit vatandaşlıkla, millî birliğimizi milletimizin onurunu koruyarak güçlendirelim.”

SONRAKİ HABER

Mersin Milletvekilimiz Mehmet Emin Ekmen: Artık kimsenin süreci sürüncemede bırakma lüksü yoktur

Sık Sorulan Sorulara Cevaplar


                        

BASIN BÜLTENİNİ
İNDİRİN

Haber ekinde bir basın açıklaması mevcut ise aşağıdaki indirme ikonu ile indirebilirsiniz.

11-08-2026