DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Selma Aliye KAVAF, toplumun dezavantajlı kesimlerinin yaşam kalitesini artırmaya yönelik üç kritik kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına sundu. Eğitimden istihdama, sosyal yardımlardan sağlık hizmetlerine kadar pek çok alanı kapsayan bu tekliflerin hayata geçmesi durumunda, ekonomik zorluklarla mücadele eden milyonlarca vatandaşın yüzü gülebilir.
“Yetim Öğrencilere Destek Olmak Toplumsal Bir Görevdir”
Kavaf, yetim maaşıyla yaşamını sürdüren ve yükseköğrenim gören gençlerin sağlık hizmetlerinden alınan katılım paylarının kaldırılmasını öngören teklifin gerekçesini şu sözlerle açıkladı:
“Yetim gençlerimiz hem ekonomik hem psikolojik yüklerle mücadele ediyor. Sağlık hizmetlerinde katılım payı alınmaması onların hayatını bir nebze de olsa kolaylaştırabilir. Bu, bir lütuf değil, sosyal devlet anlayışının bir gereğidir.”
Teklif, yetim maaşı dışında geliri olmayan ve yükseköğrenime devam ettiğini belgeleyen öğrencilerin, sağlık hizmetlerinden tamamen ücretsiz yararlanmasını öneriyor. Kavaf, bu düzenlemenin, gençlerin eğitim süreçlerinde maddi yüklerini hafifletmek için önemli bir adım olabileceğini belirtti.
“Yoksulluğa çözüm üretmenin yolu istihdamdan geçer”
Bir diğer teklif ise sosyal yardım alan bireylerin iş gücüne katılımını artırmaya yönelik olarak hazırlandı. Teklife göre, sosyal yardım alan kişileri istihdam eden işverenlere, üç yıl boyunca sigorta prim desteği sağlanması öneriliyor.
Kavaf, bu düzenlemenin hem sosyal yardım bağımlılığını azaltabileceğini hem de ekonomiye katkı sunacağını belirterek şunları söyledi:
“Sosyal yardımlar bir başlangıç noktasıdır; nihai hedef, bu vatandaşlarımızı kendi ayakları üzerinde duracakları bir yaşam standardına ulaştırmaktır. İşverenlere sigorta prim desteği sağlayarak, hem iş gücü piyasasında hareketlilik yaratmayı hem de yoksullukla mücadelede daha etkin çözümler sunmayı amaçlıyoruz.”
“Aile destek programı yasal zemine oturtulmalı”
Üçüncü teklif, Aile Destek Programı’nı kapsamlı bir yasal düzenlemeye dönüştürmeyi hedefliyor. Teklif kapsamında, yardımların net asgari ücrete endekslenmesi, kronik hastalık veya engellilik gibi durumlarda ek yardımların devreye alınması ve program kapsamındaki ödemelerin haciz ve temlik işlemlerine karşı korunması öneriliyor.
KAVAF, bu teklifin gerekçesini şu ifadelerle dile getirdi:
“Aile Destek Programı bugüne kadar idari düzenlemelerle yürütüldü. Bu belirsizlikler hem vatandaşlar hem de kamu yönetimi için sorun yaratıyor. Biz, bu programı yasal bir zemine oturtarak, ailelerin ekonomik zorluklarla mücadelesini daha güvenilir bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyoruz.”
“Bu teklifler, toplumun sesi olma çabamızın bir ürünüdür”
Kavaf, tekliflerin hayata geçirilmesiyle dezavantajlı grupların ekonomik ve sosyal hayata daha güçlü şekilde katılabileceğini belirterek şu mesajı verdi:
“Sosyal devlet anlayışı, sadece söylemde değil, eylemde de kendini göstermelidir. Bu kanun teklifleri, toplumun sesi olma çabamızın bir ürünüdür. TBMM’nin bu teklifleri dikkate alacağına inanıyorum.”