“Asgari ücretliler yüzde 30 alacaklı”
“Ekonomi kötü yönetilmeseydi maaşlar 2 kat fazla olabilirdi”
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, yüksek enflasyon nedeniyle maaşların hızla eridiğini belirterek, maaş artışı için altı ay beklemenin zulüm olduğunu söyledi. Babacan, maaşların kâğıt üzerinde kalmaması ve hak kaybı yaşanmaması için artışların altı ay yerine üç ayda bir yapılmasını önerdi.
Memur maaşları, emeklilerin ve çalışanların yaşadığı sıkıntılara ilişkin Memurlar.net Genel Yayın Yönetmeni Edip Üzen’in sorularını cevaplandıran DEVA Partisi lideri Ali Babacan, memurlar, emekliler ve çalışanların sorunlarına değinirken “yamalı bohça”ya döndüğünü söylediği kamu personel rejiminde reform çağrısı yaptı.
“Emekliler açlığa mahkûm edildi: 65 yaşındaki insan inşaatta çalışamaz”
Emeklilerin çok zor şartlar altında hayatını sürdürmeye çalıştığını söyleyen Ali Babacan, 20 bin TL olarak açıklanan en düşük emekli aylığını yetersiz buldu. Geçmişten bugüne gerçek enflasyon altında yapılan artışların hak kaybına yol açtığını, yürürlükteki sistemin de sosyal devlet anlayışına uymadığını kaydeden Babacan, emekli ile çalışanlar arasındaki maaş farkı çarpıklığına da dikkat çekti: “Geçmişte çalışan maaşı ile emekli maaşı arasında korunması gereken bir oran vardı. Şimdi bu oran tamamen yerle bir oldu. En düşük emekli maaşını 20 bin liraya tamamlamayı bir müjde gibi sunuyorlar. Açlık sınırının 30 bin lirayı geçtiği, yoksulluk sınırının 100 bin liraya dayandığı bir ülkede siz hangi 20 bin liradan bahsediyorsunuz? Bugün Türkiye'de 60-65 yaşındaki emeklilerimiz, sırf evine ekmek götürebilmek için inşaatlarda, ağır işlerde çalışıyor. Bu insanlar bir ömür devletine hizmet etmiş; şimdi ise en riskli işlerde çalışmak zorunda bırakılıyorlar. Emekliyi sokağa, inşaata, güvencesiz işe mahkûm eden bir ekonomi yönetimi başarılı sayılamaz. Bu bir tercihtir ve bu tercih dar gelirliden yana değildir. Emeklilik, dinlenme dönemi olmaktan çıktı. Emekli maaşları ile çalışan maşları arasındaki fark giderek açıldı.”
“Kamu personel sistemi baştan aşağı değişmeli”
DEVA Partisi Lideri Ali Babacan, kamu maaş sisteminde üç temel hata olduğunu söylerken bunları düzeltmek için kamu personel sisteminin baştan aşağı değiştirecek reform yapılması gerektiğini açıkladı. Babacan, mevcut sorunları şöyle sıraladı: “Birincisi, genel maaş seviyesinin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan enflasyon rakamına göre belirlenmesidir. TÜİK’in gerçeklerden uzak açıkladığı rakamlar maaşların gerçek enflasyona göre artışını engelliyor ve vatandaşların refahını düşürüyor. İkinci sorun, kamu çalışanları arasındaki maaş dengesizliğidir. 5 milyon 300 bin kamu çalışanı var; neredeyse çalışan sayısı kadar, 5 milyon 300 bin tür maaş var. Üçüncü temel hata, çalışan ile emekli arasındaki maaş katsayısı tamamen bozuldu. Eskiden memur ile emekli arasında bir orantı varken şimdi uçurum oluştu, bu da insanların hayat standardını bozdu.”
“Maaşlar iki katı olabilirdi”
Ali Babacan, Türkiye’nin kötü yönetimden dolayı potansiyelinin altında büyüdüğünü bunun da maaş artışları ve vatandaşların refah seviyesini olumsuz etkilediğini söyledi. Babacan, ekonomiden sorumlu olduğu dönemde hazırladıkları 2023 hedeflerinden örnek verdi. “2023 yılı için kişi başı 25 bin dolar milli gelir ve 2 trilyon dolar ekonomik büyüklük hedefi konduğunu hatırlatan Babacan, “Eğer Türkiye ekonomisi bizim öngördüğümüz şekilde büyüseydi, bu büyüklüğe göre de Türkiye'nin vergi tahsilatı olsaydı, bütün vatandaşlarımızın refah seviyesi şu andakinin iki katı olacaktı” dedi.
“Asgari ücretlinin en az yüzde 30 alacağı var”
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, geçtiğimiz hafta açıklanan Asgari ücret zammını “tam bir hak gaspı” ve “zulüm” olarak değerlendirdi. Babacan, asgari ücretin belirlenmesinde gerçekleşen enflasyonun baz alınması ve üzerine refah payı eklenmesi gerektiğini savundu. Babacan, 2025 yılı için açıklanan resmi enflasyon rakamları ve geçmiş yıllardaki metodoloji değişiklikleri üzerinden asgari ücretlilerin devletten en az yüzde otuzluk bir alacağı olduğunu vurguladı.
“Mülakat sistemi yerine adil, objektif yazılı sınav esas olmalı”
Mülakat sisteminin kaldırılmasını her fırsatta dile getiren Ali Babacan, kamuya alımlarda yapılan mülakatın “siyasi görüşe göre ya da referansa göre insanları eleme aracı” haline geldiğini söyledi. Bu durumun aynı zamanda “kul hakkı” olduğunu da kaydeden Babacan, çözümün, “Adil, objektif ve şeffaf kriterlere dayalı yazılı sınav” olduğunu söyledi. Kamudaki çalışan sayısındaki artışa da işaret eden Ali Babacan, 2015 yılında 3 milyon olan sayının 2018 yılında 5,3 milyona çıktığını belirtti ve bunun nedenlerini, “Hükümetin oy potansiyelinin azalmasından duyduğu korkuyla, siyasi baskıyı öteleme ve geçiştirme amaçlı toplu kadroya alma operasyonları” olarak açıkladı.