DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: “Bayram ikramiyesi en azından bir emekli maaşı kadar olmalı”

27-02-2026
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: “Bayram ikramiyesi en azından bir emekli maaşı kadar olmalı”

“PKK üzerinde Öcalan’ın etkisi azalırsa İsrail’in etkisi artar”

“Erbakan, onurlu bir mücadele verdi, davasından vazgeçmedi” 

“Ekonomiyi mahvettiler, milletimizi perişan ettiler”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, vatandaşın çok zor durumda olduğuna dikkat çekerek bayram ikramiyesinin en azından emekli maaşı ve bir kurban alabilecek kadar olması gerektiğini söyledi. Vefat yıl dönümü olan eski başbakanlardan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın 28 Şubat’ın gerçek mağduru olduğunu belirten ve verdiği zorlu mücadeleden övgüyle bahseden Babacan, PKK üzerinde Abdullah Öcalan’ın etkisinin azalması durumunda İsrail’in etkisinin artacağı uyarısını yaptı. Babacan, “Önemli olan İsrail’in oyun bozuculuğunu engelleyecek ne varsa yapmak ve bu coğrafyada ne yapılacaksa biz kendi aramızda konuşup bitirelim. Başkasının tesiri altına girmeyelim.” dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, TV 5’te katıldığı “Liderler Özel” programında gazeteciler Yıldız Yazıcıoğlu, Hale Sultan Öztürk ve Mücahit Mustafa Yıldız’ın sorularını cevaplandırdı.

“Bayram ikramiyesi emekli maaşı kadar olmalı, bir kurban kesilebilmeli”

Özellikle Başkanlık Sistemi’nin hayata geçtiği 2018 yılı sonrası ekonomide yaşanan kötü tabloya işaret eden DEVA Partisi lideri Ali Babacan, “Ekonomimizi mahvettiler, milletimizi perişan ettiler. Bazen kuru inatla, bazen iş bilmemezlikten, bazen de tamamen Türkiye’yi okuyamayıp yanlış politika uygulamaktan milletimizi bu kötü tabloya mahkûm ettiler.” dedi. Kamuoyunda büyük beklenti oluşan bayram ikramiyesi konusuna da değinen Babacan, ilk başta ikramiye rakamının bir kurban alacak şekilde düzenlendiğini hatırlattı ve şöyle devam etti:

“Bayram ikramiyesinde ölçümüz kurban parasıydı. Bize göre bayram ikramiyesinin en az bir emekli maaşı kadar olması lazım. Bir kurban parasını alabilmesi lazım. İşin ruhu buydu. Bugün Türkiye’yi biz yönetiyor olabilsek rahatlıkla her bir emeklimiz hem çok rahat geçinir hem de bayram ikramiyesi ile kurban kesebilirdi.”

“PKK üzerinde Öcalan’ın etkisi azalırsa İsrail’in etkisi artar”

“Terörsüz Türkiye” kapsamında hazırlanan raporun TBMM’ye sunulduğunu hatırlatan Ali Babacan, sürecin geleceğine ilişkin önemli uyarılarda bulundu. Babacan, şunları söyledi:

“Asıl odak konusu tamamen PKK. Sürece özel müstakil ve geçici yasa. Müstakil dediği PKK’ya özel, geçici dediği örgüt çözülene kadar örgüt elemanları için çıkış yolu gösterilecek. Yasal düzenlemede bu var. Hükümlü, yaşlı, hastalar var. Adalet Komisyonu’nda ince ince çalışılacak. Bu işi buraya kadar getiren kurumlar bunun detaylarını da konuşmuşlardır, örgüt ile de bir şekilde paylaşım yapılmıştır. Uzun zamandır Öcalan’la bu konuda devlet birimlerinin bir çalışması var. Zaten Sayın Bahçeli bu çalışmanın detaylarını bildiği için ve bu konuya gerçekten inandığı için destek verdi. Ve bir bakıma siyasi alanda bu işin hâlâ öncülüğünü yapıyor. Amaç eninde sonunda bu şiddeti bitirmek, terörü bitirmektir. PKK’nın varlığına son vermek, feshetmek, silah bırakmasını sağlamak. Bunu mutlaka önümüzde tutmamız gerekiyor ve bu amaca ulaşmak için örgüte fesih ve silah bırakma çağrısı yapan Öcalan’ın bu çağrısının örgüt üzerindeki etkisinin maksimize edilmesi. Adına ne derseniz deyin, çok önemli değil de önemli olan İsrail’in oyun bozuculuğunu engelleyecek ne varsa yapmak ve bu coğrafyada ne yapılacaksa biz kendi aramızda konuşup bitirelim. Başkalarının tesiri altına girmeyelim. Yani işin özü biraz bu. Bu işler normalleştikçe terörden hüküm giymiş mahkûmlar nasıl bir görüşme trafiğindeyse benzer bir görüşme trafiğinin Öcalan için de sağlanmasıyla ilgili talepler var.”

“Siyasi yük sıcak top gibi, kimse eline almak istemiyor”

Ali Babacan, Terörsüz Türkiye amacıyla kurulan komisyonun hazırladığı rapora imza veren partilerin milletvekili sayısının anayasayı değiştirecek 400 rakamının da üzerinde olduğunu, buna rağmen yasal düzenlemeler konusunda adım atılmadığını, bunun da garabet olduğunu vurguladı. Babacan, “Rapor temennilerle dolu. Temenni edeceğinize gelin yapalım bunu. Buyurun Meclis burada, kimden temenni ediyorsunuz?” diye sordu ve bunun nedenini de şöyle açıkladı:

“Aslında orada temenni diye ricacı olunan makam hangi makam? Yürütme organı, yani Sayın Cumhurbaşkanı. Aslında rapor diyor ki, ‘Ya doğrusu bu ama’ diyor, ‘Sayın Cumhurbaşkanı’ diyor, ‘Siz şöyle bir önümüzü açsanıza, şu doğruları yapabilsek’ diyor rapor yani. Çünkü kilit yerlerde sistemi kilitliyor. Çünkü bu işlerin siyasi yükü var ya... Onun için yani sıcak bir demir gibi bir top var. O sıcak topu kimse fazla elinde tutmak istemiyor, elimi yakar diye. O ona, o ona, o ona topu gezdiriyor yani. Ama biz ne yapıyoruz? Türkiye’nin en genç siyasi partilerinden birisi olarak, ‘Verin arkadaş, biz taşıyalım bunu’ diyoruz. Önden önce kendimizi ortaya attık bu meselede ya. Bu çok önemli. Biz buna destek vereceğiz dedik. Bu cesareti gösterdik. Şimdi kimse topa girmek istemiyor. Sıcak topu eline almak istemiyor, yakar diye. Ama bu er ya da geç olmak zorunda” diye konuştu.

“Yeni anayasa diye kıvranıp söyleyemedikleri, Sayın Erdoğan’ın yeniden aday olmasını sağlayacak çerçeve”

Yeni anayasa çalışmalarına ilişkin bir soruyu cevaplandıran DEVA Partisi lideri Ali Babacan, yedi sekiz yıldır yeni anayasadan bahseden iktidarın ortaya koyduğu tek bir madde bile olmadığını hatırlattı. Yeni anayasa ile iktidarın ne amaçladığına dair topluma sunduğu bir çerçeve olmadığını da belirten Babacan, “Şimdi iktidar yeni anayasa, yeni anayasa deyip de ortaya tek bir madde koymayınca da tabii insanlar şüpheleniyor, acaba muratları nedir diye. Çünkü mevcut anayasaya uymuyorlar ki. Şimdi anayasayı bağlayıcı bir hukuk normu olarak görmeyen, anayasaya uymayan bir iktidar diyor ki: ‘Ben anayasayla ilgili yeni bir şey yapmak istiyorum.’ Ne yapmak istiyorsun arkadaş? Bir anlat hele. Bu sorunun cevabı yok. Aslında yeni anayasa, yeni anayasa deyip durdukları var ya; sadece ve sadece anayasal olarak iktidarın sürdürülmesini sağlayan, yani Sayın Erdoğan’ın tekrar, tekrar, tekrar aday olmasını sağlayan bir çerçeve. Şimdi aslında kıvranıp kıvranıp da söyleyemedikleri, konuşamadıkları konunun özünde tam da bu var.” ifadelerini kullandı.

“Erbakan Hoca onurlu mücadele verdi, davasından vazgeçmedi”

Ali Babacan, Millî Görüş Hareketi’nin kurucu lideri, eski başbakanlardan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın uzun yıllar büyük ve onurlu bir mücadele verdiğini ve dik durarak davasından vazgeçmediğini söyledi. Vefat yıl dönümü nedeniyle andığı Necmettin Erbakan’a rahmet dileyen Babacan, “28 Şubat denince akla gelen en çok mağdur olan siyasetçi kimdir ya da 28 Şubat’la beraber zihinlere kazınan hangisidir diye baktığımızda herhalde rahmetli Erbakan’dır. Özellikle dindar, muhafazakâr vatandaşlarımızın siyasette temsilini sağlamak ve Türkiye’nin bir bakıma ana damarlarından birisini siyasette temsil etmek, rahmetli Erbakan’la başladı Türkiye’de.” diye konuştu.

“Anayasa masasına otururuz”

AK Parti’nin anayasa değişikliği ile Cumhurbaşkanı’nın dönem sınırını ya da seçilmek için gerekli olan elli artı bir şartını kaldırmak isteyebileceğine de işaret eden Babacan, “Anayasa değişikliği teklifi gelirse iktidar partisi ile masaya oturur musunuz?” sorusuna da açıklık getirdi.

“Biz anayasayı konuşuruz; yani iktidarla da konuşuruz, başka partilerle zaten konuştuk. Biz altı partiyle dediğim gibi seksen dört madde üzerinde mutabık kaldık zamanında yani. Şimdi biz çok farklı damarlardan gelen partilerle anayasa konuşmuşuz da benim kurucusu olduğum partiyle, yani AK Parti’yle niye anayasayı konuşmayacağız ki? Ama konuşmak demek, getirdiklerini onaylamak, aynen hizaya dizmek demek kesinlikle değil... Bizim kendi hazırlığımıza, biz hazırlığı masaya koyarız, onlar da koyar; bakarız, konuşuruz. Eğer o madde doğru bir maddeyse destekleriz. Yanlış bir şeyse destek vermeyiz. Ama çok önemli bir konu var ki o da şu: Mevcut anayasaya uymayan ve anayasayı bağlayıcı bir hukuk normu olarak görmeyen bir iktidarın biz samimiyetine inanmıyoruz.”

“Bilal Erdoğan olayı nepotizm”

DEVA Partisi lideri Ali Babacan, gazetecilerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın son günlerde devlet protokolünde sıkça görülmesi ve isminin Erdoğan sonrası lider adayı olarak geçmesine ilişkin sorulara şu cevabı verdi:

“Bu nepotizm, yani yakın akrabayı devlet yönetiminde önemli görevlere getirme ve devlet yönetimini bir aile şirketine çevirme, maalesef sadece Türkiye’de değil, dünyada da yaygınlaşan bir trend. Şu anda İsviçre’deki Amerika adına müzakere heyetinin başkanı kim? Trump’ın damadı Kushner. Yani böyle bir dünyadayız maalesef. Aslında dünya bunların hepsini yaşamış. Yani nepotizmin, yani bu akraba kayırmacılığının ülkelere ne kadar büyük zarar verdiği, toplumdaki adalet hissini nasıl yok ettiği, fırsat eşitliğini nasıl yok ettiği... Yani devlet yönetiminde insanlar çalışırken, gayret ederken, ‘Ya ben aileden değilim ki nasıl yükseleceğim, aileden değilim ki nasıl bakan olacağım?’ hissiyatıyla bütün sistemin potansiyelinin düşürüldüğü o kadar çok örneği olmuş ki. Sonra etik yönetim ilkeleri, ahlaki yönetim ilkeleri diye dünyada yönetim ilkeleri oluşmuş. Bütün bu acı tecrübelerden sonra bu ilkeleri geriye bırakıp da başka bir iş yaptığınızda ülke zarar görüyor.”

“Netanyahu'ya meşruiyet zemini veren, uluslararası toplumun önüne çıkaran hiçbir platformda Türkiye olmamalı”

“Bu soykırımı yapan, insanlık suçu, savaş suçu işleyen Netanyahu'ya meşruiyet zemini veren, tekrar meşru bir aktörmüş gibi uluslararası toplumun önüne çıkaran hiçbir platformda Türkiye olmamalı, destek vermemeli. Şimdi bunlar tekrar normalleştirmeye çalışıyor. Bakın, daha yeni Hindistan Başbakanı oradaydı, değil mi? Normal bir aktörmüş gibi, siyasi aktörmüş gibi muamele yapılıyor. Bu adam katil, soykırımcı, suçlu, insanlık suçu işledi. Hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin yakalama kararı var. Böyle bir insandan bahsediyoruz. Şimdi onun olduğu bir ortam, onun olduğu bir yapıya Türkiye girmemeli. Olmamalı bu iş.”

“1967 sınırlarına hâkim, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulmasına ilerlemeyen hiçbir plan desteklenmemeli”

“İkincisi, Gazze planını çok yakından izlemek lazım. Çünkü meselenin özünde şöyle ya da böyle bir gürültüye getirip Gazze'nin silahsızlandırılması var işin ucunda. Gazze'nin statüsü, orada yaşayan Filistinli kardeşlerimizin can güvenliği, nihayetinde bağımsız, egemen, 1967 sınırlarına hâkim, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulmasına yürümeyen, o hedefe doğru ilerlemeyen hiçbir şeye destek vermemek lazım. Arkadaş, bu işi yapıyoruz da hedefimiz ne? Nereye gidiyoruz? Şöyle ya da böyle bizi resmin içine koy, ondan sonra hep beraber Filistin davasını gevşetecek, Filistin davasına zarar verecek adımlara, bu kabul edilmez, edilemez. Şimdi Türkiye'nin şöyle ya da böyle Gazze'de var olması çok önemli.”

“Ramazan’da ‘Milyonlarca insan için bir sevap işleyelim’ de, kararnameyi yayınla, izinleri iptal ettim de. Bitti bu iş.”

Ali Babacan, sıklıkla vurguladığı sanal kumar ve bahis sorununu yineleyerek, çözülmesinin tek bir kararnameye bağlı olduğunu yineledi: “Yeni Adalet Bakanı, ‘Kumarla mücadele edeceğiz’ diyor, değil mi? Tayyip Bey de sık sık söylüyor, ‘Sanal kumarla, sanal bahisle mücadele edeceğiz’ diye. Ben diyorum ya, mücadele edeceksen çok basit. Zaten siz tek bir imzayla bunlara izin vermediniz mi? Sanal kumar oynat diye tek bir yakınına izni verdi, o medya kuruluşunun sahibine. Sanal bahis ile ilgili de altıfirmaya izin verdi. Diyeceksin ki, bu gece hemen mümkün, gece 00.00'da, ‘Şu Ramazan’da mübarek gece; hiç olmazsa milyonlarca insan için bir sevap işleyelim’ de. ‘Bu gece 00.00'da, şurada 1 saat 20 dakika kalmış, bu izinleri iptal ettim arkadaşlar.’Kararnameyi yayınla. Bitti bu iş. Başka bir mücadeleye gerek yok, inanın.”

SONRAKİ HABER

Ankara Milletvekilimiz İdris Şahin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Beştepe’deki sözlerine tepki gösterdi: “İşsizlikten uykusu kaçan milyonlar sizin öz evladınız değil mi?”

Sık Sorulan Sorulara Cevaplar


                        

BASIN BÜLTENİNİ
İNDİRİN

Haber ekinde bir basın açıklaması mevcut ise aşağıdaki indirme ikonu ile indirebilirsiniz.

27-02-2026