DEVA Partili Esen: “Belediyelerdeki işleyiş bozuluyor, işler ve yatırımlar aksıyor”

29-08-2025
DEVA Partili Esen: “Belediyelerdeki işleyiş bozuluyor, işler ve yatırımlar aksıyor”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, son dönemde CHPli belediyelere yönelik dalga dalga yürütülen operasyonlara sert tepki gösterdi. Esen Sandık, yalnızca yönetecek kişiyi ve ekibini belirlemenin değil, iktidarı sınırlandırmanın da aracıdır. Elbette suç varsa bedeli ödenmeli ancak parti ayırt etmeden herkese işlemeli ve yöntem daha adil olmalı. Sandıkta kazananı, yargı eliyle görevden uzaklaştırma ve yerine kendi adamını getirme vatandaşın adalete olan inancını örseliyor, ülkeye bedel ödetiyor” dedi.

Belediyelerdeki işleyiş bozuluyor, işler ve yatırımlar aksıyor”

Esen, belediye başkanları ve üst düzey yöneticilere dalga dalga yapılan operasyonlarda İstanbul başta olmak üzere Türkiyenin dört bir yanında çok sayıda belediye başkanının tutuklanması ve İçişleri bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılmasını hatırlatarak şunları söyledi:Son aylarda belediye başkanlarına yönelik adli süreç görünümlü ama siyasal sonuçları ağır basan bir mekanizmayı hep beraber takip ediyoruz. Başta vekili olduğum İstanbul olmak üzere Adana ve Antalyadaki büyükşehir belediye başkanlarına kadar uzanan bir tabloyla karşı karşıyayız. Büyük illerin kendileri kadar büyük sorun ve ihtiyaçları ise hizmet ve çözüm bekliyor. İstanbul’da dikkatimi çeken ise her yıl daha da zorlaşan trafik sorununa çözüm olması beklenen metro inşaatlarının ilerlememesi. Bu sadece bir örnek, bunun gibi belki de aksayan ya da iyileştirilemeyen kaç hizmet var, kim bilir. Sebep belli. Oysa belediye başkanları il, ilçe ve beldelerde halkın oyuyla göreve gelirler ve yerel hizmetleri, yatırımları vatandaşa sunmakla sorumludurlar. Ancak ülkemizin hiçbir devrinde (hatta dünyada) daha önce görmediğimiz bir şekilde birçok seçilmiş belediye başkanı bugün cezaevinde. Doğal olarak da belediyelerdeki işleyiş aksıyor. Bu öncelikle iki sonuç doğuruyor; biri halka sunulması gereken hizmet ve yatırımların aksaması, ikincisi ise halkın iradesinin gasp edilmesi, adeta tutuklanması. İkisinin de sonuçları, hasarları ağır.

“Çocuklar için yürüyen projeler ne olacak? ”

Esen, TBMM odaklı ve partiler üstü gelişen sivil insiyatif Çocuk Hareketi’nin izlediği iki projenin belediye başkanlarının da tutuklu olduğundan bahsetti:

Özellikle Beylikdüzü ve Beyoğlu belediyelerinin geçtiğimiz eğitim öğretim yılında çocuklar için geliştirdiği iki önemli proje vardı. Özellikle dezavantajlı yoksul ailelerin çocuklarının günlük yaşamına dokunan küçük ama hayati adımlardı bunlar. Beyoğlu ilçesinde içme suyuna ulaşamayan çocuklar için okullara ‘Su Sebili’ projesi ile Beylikdüzü ilçesinde uygulanan ve sosyal yardım hizmetlerinden faydalanan ailelerin ilköğretim çağındaki çocuklarına ücretsiz bir öğün desteği sağlayan Beslenme Saati projesi iki güzel örnek. Bu tür hassasiyetlerle çalışan belediye başkanlarının bugün cezaevinde olması, üstelik Beylikdüzü belediye başkanının hayati riskinin olmasına rağmen cezaevinde tutulması, halkın konuyu vicdanında sorgulamasına sebep oluyor. Okullar açılıyor, projeler devam edecek mi takip edeceğiz.”

Tutuklama istisna olmalı, cezalandırma yöntemi değil”

Esen, tutuklama tedbirinin demokratik hukuk devletinde istisna olması gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu:

Unutmamak gerekir ki adalet bir gün herkese lazım olur. Hukuk herkese eşit ve adil işlemelidir. Elbette iddialar araştırılmalıdır, suç unsuru bulunan kişiler de cezalandırılmalıdır ancak bunlar yoksa cezaevinde geçen zamanın telafisi nasıl olacak. Hak yenmiyor mu bu durumda? Abdurrahman Tutdere gibi tutuklu olarak cezaevinde bulunan ve sonra salınan kritik görevlerdeki kişilerin, başkanların daha sonra salınan başkanlarla birlikte halkın da hakkı yenmiyor mu alamadığı tüm hizmetler için. Olan ile, ilçeye ve insanlarına oluyor.”

Kuvvetli suç şüphesi, somut delil ve kaçma/karartma riski yoksa tutuklama uygulanamaz. Tutuklama, seçilmişleri devre dışı bırakmanın yöntemi hâline gelemez. Şeffaf, adil ve hızlı yargılama şarttır. Aksi halde bu tablo, yolsuzlukla mücadele değil, siyasal tasfiye olarak görülür.” 

“İstanbulun iradesi Türkiyenin iradesidir”

Açıklamasında özellikle Gaziosmanpaşa örneğini hatırlatan İstanbul Milletvekili Esen, Seçmenin oyuyla belirlenen başkan yerine, meclis çoğunluğuyla farklı bir isim başkanvekili seçilmesi hukuken mümkün olsa da siyaseten gayrimeşrudur” dedi.

Son olarak Esen şu çağrıda bulundu:

Şeffaf soruşturma: Gizlilik kararları keyfî kalkan olmamalı.

Orantılılık: Tutuklu yargılamaya son verilmeli, adli kontrol tercih edilmeli.

Meşruiyet: İçişleri Bakanlığı’nın uzaklaştırma kararları ölçülü olmalı.



SONRAKİ HABER

DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Elif Esen: “Vatandaş ezim ezim eziliyor!”

Sık Sorulan Sorulara Cevaplar


                        

BASIN BÜLTENİNİ
İNDİRİN

Haber ekinde bir basın açıklaması mevcut ise aşağıdaki indirme ikonu ile indirebilirsiniz.

29-08-2025