DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, terör örgütü PKK'nın silah bırakma sürecine ilişkin konuk olduğu yayınlarda yaptığı değerlendirmelerde, son gelişmelerin Türkiye açısından tarihi bir eşiğe işaret ettiğini belirtti. Ekmen, “Çok kritik bir aşamayı geçmiş olduk, milletimize hayırlı olsun. Bu sürece emek ve çaba veren herkesi tebrik ediyor, teşekkür ediyorum” dedi.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, terör örgütü PKK'nın silah bırakma sürecine ilişkin konuk olduğu yayınlarda yaptığı değerlendirmelerde, son gelişmelerin Türkiye açısından tarihi bir eşiğe işaret ettiğini belirtti.
Devlet bu süreci daha önce çok kez denedi ama başarılı olamadı
Açıklamasında geçmiş süreçlere değinen Ekmen, devletin daha önce bu tür adımları çok kez denediğini ancak sonuç alınamadığını hatırlatarak, “1993’ten bu yana 13 kere bu ve benzeri girişimlerin olduğunu ama bir türlü netice alınamadığını biliyoruz. Bu nedenle hem AK Partili siyasetçilerde hem de devlet yöneticilerinde ciddi bir mesafe ve ihtiyatlılık vardı. Ancak dün ve bugün peş peşe gelen açıklamalar, örgütün bu kez geçmişteki gibi son dakikada cayma ya da ayak sürüme gibi tutumlar göstermeyeceğini gösterdi. Ortaya çıkan tablo, tedirginliğin büyük ölçüde ortadan kalktığını gösteriyor” açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanından bakanlara, süreci sahiplenen açıklamalar sevindirici
Ekmen, iktidar kanadından gelen açıklamaların sürece verilen desteği güçlendirdiğini vurgulayarak, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın dün yaptığı açıklama ile bugün Sayın Ömer Çelik'in, Sayın Efkan Âlâ'nın, Sayın Mehmet Uçum'un yaptığı açıklamalar; bu sürecin bir ‘son’ değil, bir ‘başlangıç’ olarak kodlandığını açıkça gösteriyor. Bu yaklaşım, Türkiye’nin önünü açacak nitelikte önemli bir fırsattır. Bu açıklamalar metne dönüşmesi gerekir ki biz bununla ilgili eksiği tamamlayalım, yanlışa itiraz edelim. Fesih ve tasfiye sürecinin sahada başarıyla tamamlanması, tarafların içinden, dışından, bölgesel ya da uluslararası dinamiklerden kaynaklanacak olası provokasyonlara ve müdahalelere karşı dirençli ve inançlı bir süreç yürütülmesi Meclis’in devreye alınması ile mümkün olur. Diğer yandan muhalefet, sürecin en başından bu yana yapıcı bir tutum sergileyerek destek verdi. Tüm soruşturmalara ve baskı ortamına rağmen CHP, desteğini kararlılıkla sürdürüyor. DEVA Partisi, Saadet Partisi, Gelecek Partisi, Yeniden Refah Partisi, HÜDAPAR ve benzeri birçok siyasi parti de Meclis’te konuya ilişkin açık ve net bir şekilde destek beyanında bulundu" dedi.
Muhalefet diyalog ve katkıya açık
Ekmen, “Eğer iktidar, bugüne kadar alıştığı yöntemle bir yasa ya da anayasa metnini Meclis’e getirip, virgülüne bile dokundurtmadan geçirmeye çalışırsa, muhalefet nasıl katkı sunacak? İktidar, önce taraflarla ikili görüşmeler yapmalı; ardından Meclis zemininde açık ve yapıcı bir tartışma süreci başlatmalı. Sunulan teklif nihai bir metin değil de bir müzakere zemini olarak sunulursa, yani ‘gelin birlikte konuşalım’ denirse, muhalefet elbette bu sürece pozitif katkı sunacak bir yerde duruyor” ifadelerini kullandı.
Kaygılı olanlar da sürece dahil edilmeli
İYİ Parti’nin sürece yönelik tutumu hakkında değerlendirmelerde bulunan Ekmen, “İYİ Parti'nin muhalefeti, sürecin usulüne yönelik ve bu itiraz da sağlıklıdır. Bu tip süreçlere kaygı ve mesafeyle yaklaşan kim varsa onların da sürece katılımını sağlamak kaygıyı azaltacaktır” dedi.
Şimdi Cumhuriyet'in ikinci yüzüne yakışır bir demokratikleşme zamanı
Sürecin başından beri Meclis'in önemin vurgulayan Ekmen, "Statükonun en büyük kozu olan bölünme ve terör tehdidi artık ortadan kalktığına göre, iktidarın görevi; Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına yakışır bir demokratikleşme vizyonunu ve kapsamlı yeniden yapılanma planını Meclis’in gündemine taşımaktır" açıklamasında bulundu.
Silahların teslimi ve hukuki boyut birlikte ele alınmalı
Sürecin hem güvenlik hem de siyasi boyutlarıyla dikkatle yürütülmesi gerektiğini belirten Ekmen, "Bizi iki aşamalı bir süreç bekliyor. Birincisi; silah bırakma sürecine dair mekanizmaların işletilmesi, sürece katılan örgüt mensuplarının hukuki durumlarının netleştirilmesi ve örgütün lojistik yapısının, başka bir ülke ya da yapının kontrolüne geçmeyecek şekilde etkisiz hale getirilmesi gerekiyor. İkinci aşama ise meselenin yasama zeminine taşınmasıdır. İlk günden bu yana Sayın Bahçeli, Sayın Erdoğan ve İmralı bu sürece özel bir önem atfediyor. Ancak şu ana dek Meclis'te somut bir adım atılmış değil. Bu noktada üç temel adım atılması gerekiyor: Meclis Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’un genel bir görüşme açmak üzere yasama organını toplantıya çağırması; tüm siyasi partilerin üst düzey katılımıyla bir izleme komisyonu kurulması ve iktidarın öngördüğü demokratikleşme ile anayasal reformlara ilişkin düzenlemelerin, şeffaf ve kapsayıcı bir şekilde gündeme alınması" ifadelerini kullandı.
Devletin elinde detaylı istihbarat var
Örgüt mensuplarının durumuna ilişkin sürecin devletin elindeki bilgi ve veri setleriyle uyumlu biçimde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Ekmen, “Geçmiş tarihlerdeki olaylardan çıkardığım kanaat şudur: Bütün örgüt mensuplarının sicilleri, hangi eylemlere katılıp katılmadıkları, katıldıkları eylemlerde bir şehit vakasına sebep olup olmadıkları gibi detaylar devletin elinde mevcut. Örgütün yönetici kadroları da devletin elinde” dedi.