DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, TBMM Genel Kurulunda söz aldı. Torba kanun anlayışının Meclisin denetim ve müzakere işlevini zayıflattığını belirten Şahin, teklifle en düşük emekli aylığının 23.552 TL’ye çıkarılmasını açlık sınırı rakamları üzerinden sert sözlerle eleştirdi; yasama yetkisinin Cumhurbaşkanına devredilmesine ve nükleer enerji yatırımlarına son dakika önergesiyle getirilen vergi istisnalarına tepki gösterdi.
“Torba kanun sizin için artık istisna değil, alışkanlık oldu”
Teklifin birbirinden farklı 34 maddeyi tek metinde topladığını belirten Şahin, şunları söyledi: “Artık ‘torba’ demek dil alışkanlığı, ağız alışkanlığı hâline gelmiş. Bu, heybe, çuval ne tanımlarsanız ona girebilecek bir kanun teklifi. Çünkü 21 ayrı kanun ve 2 kanun hükmünde kararnamede değişiklik öngören bir kanun teklifiyle karşı karşıyayız. Şimdi, buradan kanun teklifi sahibi arkadaşlara bu 21 kanun neyi ihtiva ediyor, 2 tane kanun hükmünde kararnamenin içeriği nedir desem, emin olun, birinci ve ikinci imza sahibi milletvekilleri dahi burada değişiklik öngörülen 21 ayrı kanunun ne olduğunun farkında değil ama siz, bir Temmuz ortasında yine alelacele işin içerisine emeklileri de sokmak kaydıyla bir torba yasa teklifini Meclis Genel Kuruluna sunuyorsunuz. Arkadaşlar, bu yol, yol değil; yanlış bir yoldasınız. Torba kanun sizin için artık istisna değil alışkanlık oldu. Böyle bir yasama yöntemi Meclisin denetim ve müzakere işlevini zayıflatmaktadır. Her biri ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken düzenlemeler tek teklif altında görüşülmekte, milletvekillerinin sağlıklı değerlendirme yapma imkânı ortadan kaldırılmaktadır.”
“Parlamentonun yasama yetkisini bir kişiye vermekte niçin bu kadar cömert davranıyorsunuz?”
Teklifin birçok maddesinde düzenleme yetkisinin doğrudan Cumhurbaşkanına bırakıldığına dikkat çeken Şahin, Anayasa’nın 7’nci maddesini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: “Anayasa’mızın 7’nci maddesi son derece açık, ‘Yasama yetkisi devredilemez.’ diyor. Bu Parlamento niçin var arkadaşlar? Yasa yapmak için var. Bizim var olan hakkımızı Sayın Cumhurbaşkanına niçin tek tek devredersiniz? Kanunun belirlemesi gereken sınırlar yerine yürütmeye geniş takdir alanı tanınması hukuk devletini güçlendirmez; aksine, hukuki belirliliği zedeler. Bugün Sayın Erdoğan var ama yarın olmayacak, siz Parlamentonun yasama yetkisini bir kişiye vermekte niçin bu kadar cömert davranıyorsunuz, bunu anlamış değilim. Oysa milletimiz size ‘Kanunları siz yapın, yasama yetkisini siz kullanın.’ diye yetki verdi ve Parlamentoya gönderdi ama görünen o ki siz bu yetkinizi kullanmadığınız gibi muhalefete de bu yetkiyi kullandırmayı arzu etmiyorsunuz.”
“TÜİK’in makyajlı rakamları üzerinden emeklinin hakkına giriyorsunuz, kul hakkı yiyorsunuz”
Teklifte en düşük emekli aylığının 20 bin TL’den 23.552 TL’ye çıkarılmasının öngörüldüğünü belirten Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hani 23.550’yi gördük de bu 2’sini nasıl hesapladınız? Siz TÜİK’in makyajlı rakamları üzerinden emeklinin, kamu çalışanının, işçinin, asgari ücretlinin hakkına giriyorsunuz, kul hakkı yiyorsunuz çünkü gerçekleri ihtiva etmiyor. Önümüzdeki yıllara sari kamu borçlanmalarında hesapladığınız faiz oranları ve enflasyon verileri ile bugün emekliye, işçiye verdiğiniz enflasyon oranları arasında dağ gibi farklar var arkadaşlar; kendinizi aldatmaktan vazgeçin, milletle yüzleşin ve kul hakkına girmeyin. İşte, TÜRK-İŞ her şeyiyle sizin kontrolünüzde bir sendika diyor ki: ‘Açlık sınırı 35.759; yoksulluk sınırı 116.478; bekâr bir çalışanın yaşama maliyeti 46.248 lira.’ E, sizin emekliye reva gördüğünüz rakam ne? 23.552.”
“Bir taksi durağına girin, o emeklinin hâlini bir sorun”
Kürsüye çıkmadan önce kendisini arayan 69 yaşındaki emekli bir taksici esnafının sözlerini paylaşan Şahin, şunları söyledi: “Diyor ki: ‘69 yaşındayım, emekliyim ama aldığımla geçinemiyorum. 69 yaş sınırı getirilmiş ve “Artık şoförlük yapamayacaksın.” diyorlar. Ben ekmeğimi nereden kazanacağım? Hiç olmazsa 75’ime kadar çalışayım. Ülkeyi yönetenlerin hepsi 70’in üstünde, 80’e merdiven dayayanlar bizimle alakalı karar veriyor. Ben hiç olmazsa şu direksiyon sallayayım, taksi şoförlüğünde, dolmuş şoförlüğünde bize izin versinler.’ 69 yaşındaki bir emekliye siz çalışma mecburiyeti getiriyorsunuz, ona da yasal bariyerle sınır koyuyorsunuz. O yüzden, iktidar sahiplerine buradan sesleniyoruz: Bir taksi durağına girin, lütfen o emeklinin hâlini bir sorun. O emeklinin hâlini sormuş olsanız burada yapmış olduğunuz düzenlemede 23.552 TL’yi bu Parlamentoya getirirken utanırsınız ya, Allah için utanırsınız! Açlık sınırının 35.759 lira olduğu bir yerde emekliye taban ücret olarak 23.552 lirayı bu Meclise götürürken hiç arlanmıyorlar. Bu emekli, kirasını nasıl ödeyecek? İlacını nasıl alacak, elektriğini, doğal gazını nasıl ödeyecek? Torununa harçlık vermeyi bırakın, kendi mutfağını nasıl döndürecek? Biz, emeklinin daha fazla para istemesini değil, insanca yaşayabileceği bir gelire kavuşmasını istiyoruz; siz ise fakir sofralarından geldiniz ama zengin sofralarından artık ayrılmaz oldunuz.”
“Rusları sevdiğiniz kadar Mersinli esnafı, Ankaralı esnafı, Keçiörenli esnafı da sevin”
Nükleer enerji yatırımlarına yönelik vergi istisnalarının Komisyon aşamasında son dakika önergesiyle getirilmesini eleştiren Şahin, şu değerlendirmede bulundu: “Madem bu yaptığınız iş meşru bir iş, niçin son dakika önergesine bırakıyorsunuz? Plan ve Bütçe Komisyonunda bunun enine boyuna tartışılmasından, medya önünde, bağımsız yargı kuruluşları önünde konuşulmasından niçin korkup da son aşamada bir önergeyle bunu dâhil ediyorsunuz? Rusları bu kadar mı çok seviyorsunuz? Rusları sevdiğiniz kadar Mersinli esnafı, Ankaralı esnafı, Keçiörenli esnafı da sevin arkadaşlar. Onlara yapılandırma yaparken son derece cimrisiniz ama iş Ruslara gelince, BYD’ye, Çinlilere gelince son derece cömertsiniz; adrese teslim düzenlemelerle ülkeyi yönetmeye çalışıyorsunuz. Vatandaşın sorguladığı adalet duygusu tam da burada zedeleniyor. Vergi politikası ayrıcalık üretmenin değil, adalet sağlamanın aracı olmalıdır.”
“Yasama hakkını bir kişiye devretmek, milletin vermiş olduğu yetkiye ihanet etmektir”
Teklifin ÖTV’ye ilişkin hükümlerinin de Cumhurbaşkanının takdir alanını genişlettiğini belirten Şahin, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Biz burada, 600 kişi, Allah aşkına, bunları göremiyoruz da bir tek Sayın Erdoğan mı görecek? Yapmayın arkadaşlar; yoruldu, Sayın Erdoğan da yoruldu, iktidarınız da yoruldu. Burada 600 kişinin gözünden kaçanı bir kişinin kontrolüne bırakmak demek, milletin bize vermiş olduğu emanete ihanet etmek demektir çünkü işte şu duvarda yazıldığı gibi hâkimiyet kayıtsız şartsız milletinse, milletin temsilcileriyle yasama faaliyeti yapılıyorsa bu yasama hakkını bir kişiye devretmek, emin olun, milletin vermiş olduğu yetkiye ihanet etmektir.”