DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, Adalet Komisyonu’nda görüşülen 12. Yargı Paketi sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Kamuoyunda “IBAN mağdurları” olarak bilinen vatandaşların mağduriyetlerini Komisyon gündemine taşıdıklarını ve bu konuda TCK 158’in uzlaştırma kapsamına alınmasına yönelik madde ihdas önergesi sunduklarını belirten Şahin, teklifin ilk hâlinde yer almayan bu başlıkta son aşamada kısmi bir düzenleme yapılmasını olumlu ancak eksik bulduklarını ifade etti.
“Bu düzenlemeyi eksik ama olumlu bir gelişme olarak görüyoruz”
Adalet Komisyonu’ndaki görüşmelerde vatandaşlardan gelen talepleri doğrudan gündeme taşıdıklarını belirten Şahin, “Özellikle TCK 158 kapsamında yargılanan, kamuoyunda ‘IBAN mağdurları’ olarak bilinen vatandaşlarımızın durumunu Komisyonda açıkça dile getirdik. Bu konuda yalnızca sözlü değerlendirme yapmakla kalmadık; nitelikli dolandırıcılık suçunda mağdurun zararının giderilmesine öncelik verilmesi, taraflar arasında uzlaşmanın teşvik edilmesi ve onarıcı adalet anlayışının güçlendirilmesi amacıyla TCK 158’in uzlaştırma kapsamına alınmasına yönelik madde ihdas önergemizi de Komisyona sunduk. Elbette dolandırıcılık suçlarıyla mücadele edilmeli, gerçek suç organizasyonları cezasız kalmamalıdır. Ancak yalnızca banka hesabını kullandırdığı, çoğu zaman neyin içine çekildiğini bilmeden ağır ceza tehdidiyle karşı karşıya kaldığı iddiasında bulunan vatandaşların durumu da aynı torbanın içine atılmamalıdır. Hukuk, her somut olayda kusurun ağırlığını, fiilin niteliğini ve kişinin suçtaki gerçek rolünü ayırabilmelidir. Kabul edilen düzenleme tüm mağduriyetleri giderecek kapsamda değildir, bizim Komisyona sunduğumuz önerinin tamamını da karşılamamaktadır. Ancak vatandaşlarımızın ısrarlı taleplerinin dikkate alınması ve bu meselenin kanun teklifine dâhil edilmesi bakımından önemli bir adımdır. Bu düzenlemeyi eksik ama olumlu bir gelişme olarak görüyoruz” dedi.
“12. Yargı Paketi toplumun adalet beklentisini bütünüyle karşılamaktan uzaktır”
Yargı paketinin yapısal ve kronikleşmiş birçok adalet sorununu görmezden geldiğini ifade eden Şahin, “12. Yargı Paketi, toplumun adalet beklentisini bütünüyle karşılayan bir metin olmaktan uzaktır. Komisyonda da ifade ettiğimiz gibi infazda eşitlik talebi, 31 Temmuz Covid düzenlemesinden kaynaklanan mağduriyetler, cezaevlerindeki kapasite sorunu, hasta tutuklu ve hükümlülerin durumu, Çek Kanunu mağduriyetleri, KHK mağduriyetleri, uzun tutukluluk, adil yargılanma sorunları ve nafaka düzenlemesi gibi birçok temel başlık bu pakette karşılığını bulmamıştır. Ayrıca adli para cezalarının yapılandırılması, 6183 sayılı Kanun kapsamında ödeme yapan vatandaşların infaz ve uygulama süreçlerinde yaşadığı belirsizlikler, dijital verilerin uzun süre saklanmasına ilişkin ölçülülük sorunu, Danıştay düzenlemesinde geçici hükümlerin sürekli uzatılması ve CMK 308 bakımından başvuru çevresinin genişletilmesi gibi teknik ama doğrudan hak arama özgürlüğünü ilgilendiren başlıklarda da itiraz ve önerilerimizi Komisyonda dile getirdik” ifadelerini kullandı.
“Süreç bitmedi, Genel Kurul aşamasında da takipçisi olacağız”
Vatandaşın sesini Meclis zemininde savunmaya devam edeceklerini vurgulayan Şahin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bizim görevimiz, vatandaşın sesini Meclis zeminine taşımaktır. Komisyon sürecinde bunu yaptık. TCK 158 konusunda atılan adımı da bu çabanın kısmi bir karşılığı olarak görüyoruz. Ancak süreç burada bitmiş değildir. 12. Yargı Paketi Genel Kurul aşamasına geldiğinde, hem TCK 158 düzenlemesinin daha hakkaniyetli ve kapsamlı hâle getirilmesi hem de paketin eksik bıraktığı diğer adalet başlıklarının giderilmesi için takipçi olacağız. Vatandaşın adalet beklentisi ertelenemez. Meclis, bu beklentiyi duymak ve gereğini yapmak zorundadır.”