DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, Resmî Gazete’de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi değişikliğine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Sulh ceza hâkimliklerindeki itiraz süreçlerinde vatandaşa yüklenen vekâlet ücreti yükünü eleştiren Şahin; hak arama hürriyetinin önüne mali bariyerler konulmasının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını belirtti.
“Yanlış düzenlemenin sessizce değiştirilmesi bir başarı değildir”
İktidarın hukuk alanındaki düzenlemelerinin tutarsızlığına dikkat çeken Şahin, “Bu değişiklik, iktidarın hukuk alanında ne kadar savruk bir yolda yürüdüğünün tescilidir. Sulh ceza hâkimliklerinde görülen tekzip ve içerik çıkarma gibi başvurularda, yurttaşın aleyhine vekâlet ücreti riskini büyüten o sakat zihniyetten şimdi bir nebze olsun geri adım atılıyor. Bu durum bir hukuk reformunu değil; ancak adalet terazisini bozan bir düzenin mecburen tamir edilmeye çalışıldığını göstermektedir” vurgusunu yaptı.
“Vatandaş adalet ararken cüzdanıyla imtihan ediliyor”
Adalete erişimin önündeki mali risklerin ifade özgürlüğünü kısıtladığını ifade eden Ankara Milletvekili Şahin, “Siz önce hak arayan insanın önüne devasa bir mali duvar ördünüz; gazeteciye ve vatandaşa açıkça ‘mahkemeye gidersen faturası ağır olur’ mesajı verdiniz. Tarifede atıf yapılan maktu ücretler duruşmasız işlerde 10 bin, duruşmalı işlerde 12 bin 500 lira seviyesindedir. Hangi vatandaşımız bir itiraz için bu mali riskin altına girmeye cesaret edebilir? Hukuk devleti, vatandaşın adalet arayışını pahalı bir cesaret testine çeviren bir yapı değildir” açıklamasında bulundu.
“Hukuku yapboza çevirdiniz, istişareden kaçmayın”
Hukuk düzeninin deneme-yanılma tahtasına çevrildiğini belirten Şahin, “Düzenleme yapıp sonra onu bozarak adaleti yapboz tahtasına çevirdiniz. Meslek örgütleriyle istişare etmekten kaçtığınız için bugün sulh ceza hâkimliklerinde bir yanlıştan dönülse de idari yargıda vatandaş hâlâ yüksek vekâlet ücreti tehdidi altındadır. Hak arama noktasında daha hayati konuların görüldüğü idari yargıda vatandaş ‘itirazım reddedilirse bir ceza kadar da vekâlet ücreti öderim’ korkusuyla baş başa bırakılmaktadır. İstişareden kaçan bu mantıkla adalet tesis edilemez” değerlendirmesini paylaştı.
“Hak arama özgürlüğü mali külfetle bastırılamaz”
İktidarın kendi yarattığı sorunu çözüyormuş gibi davranmasını eleştiren Şahin, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: “Önce yanlış düzenlemelerle vatandaşın hakkını gasp edip, sonra geri adım atmayı bir marifetmiş gibi sunamazsınız. Devletin asli görevi, yurttaşı mahkeme kapısından çevirmek değil; hak arama özgürlüğünü gerçek anlamda güvence altına almaktır. Vatandaşın hakkını aramasını mali külfetle bastıran bu anlayış kökten değişmedikçe, hukuk devleti iddiası sadece kâğıt üzerinde kalmaya mahkûmdur. Adalet, iktidarın siyasi iklimine veya keyfine göre daraltılacak bir oyun alanı değildir.”