DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, motorinde ÖTV’nin sıfırlanmasının hemen ardından gelen fahiş zammı ve akaryakıt fiyatlarının tarladan sofraya uzanan maliyet krizindeki rolünü değerlendirdi. Geçici vergi indirimlerinin maliyet artışlarını durdurmaya yetmediğini vurgulayan Şahin, üreticinin üzerindeki gerçek yükler azaltılmadan gıda enflasyonunun düşürülemeyeceğini ifade etti.
"Vatandaş pompaya geldiğinde açıklamaya değil, ödediği rakama bakıyor"
Akaryakıttaki geçici vergi düzenlemesinin hemen ardından gelen zam sürecine ve pompadaki tabloya dikkat çeken Şahin, “Motorinde ÖTV’yi sıfırladınız, pompada 9 lira 29 kuruş indirim oldu. Daha 24 saat geçmeden 8 lira 89 kuruş zam geldi. Vergi gitti, pahalılık yerinde kaldı. Bugün Ankara’da motorin 80 lira 80 kuruş. ÖTV sıfır olmasına rağmen 3 Ağustos’ta gördüğü zirvenin yalnızca 1 lira 29 kuruş altındayız. Vergiyi sıfırladınız ama maliyeti sıfırlayamadınız. Fiyatı yukarı taşıyan asıl sebeplere dokunmadığınız müddetçe pompadaki indirimin ömrü de birkaç saatlik oluyor. Devlet milyarlarca liralık vergi gelirinden vazgeçiyor ama vatandaşın cebindeki yangın sönmüyor. Bir gecede yapılan zam, bir gün önce yapılan indirimi neredeyse tamamen geri aldı. Bunun adına kalıcı çözüm denmez. Vatandaş pompaya geldiğinde açıklamaya değil, ödediği rakama bakıyor. O rakam hâlâ 80 liranın üzerinde” dedi.
"Çiftçi traktörüne mazotu 80 liradan koyacak"
Yüksek akaryakıt fiyatlarının üretim ve nakliye zinciri üzerinden raflardaki etiketlere doğrudan yansıdığını vurgulayan Şahin, “İndirim tabelada kaldı, maliyet tarlada kaldı. Çiftçi traktörüne mazotu 80 liradan koyacak, nakliyeci deposunu aynı fiyattan dolduracak. O mazot tarladaki ürüne, hale gelen kamyona, pazardaki kasaya, marketteki etikete kadar eklenecek. Türkiye’de üretilen ve taşınan hemen her ürünün maliyetinin içinde mazot var. Domates tarladan kendi başına pazara gelmiyor, ekmeklik buğday değirmene kendi başına gitmiyor. Sonra dönüp ‘Gıda enflasyonu neden düşmüyor?’ diye soruyoruz. Sebebi burada. Üreticinin ve nakliyecinin maliyetini aşağı çekmeden raftaki etiketi aşağı çekemezsiniz. Üstelik eylülden itibaren ÖTV yeniden kademeli olarak devreye girecek. Bugün vergi indirimiyle tuttuğunuz fiyatın yarın yeniden yukarı gitmeyeceğinin hiçbir güvencesi yok” şeklinde konuştu.
"Fiyatı erteleyebilirsiniz ama maliyeti ortadan kaldıramazsınız"
Kalıcı bir enflasyon mücadelesi için üretim girdilerinin doğrudan desteklenmesi ve düşürülmesi gerektiğini belirten Şahin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bugün vergiyi sıfırlayıp yarın yeniden artırarak enflasyonla mücadele edemezsiniz. Fiyatı bir süreliğine bastırabilirsiniz, erteleyebilirsiniz ama maliyeti ortadan kaldıramazsınız. Enflasyonla mücadele yalnızca pompadaki rakamı birkaç gün aşağı çekmekle olmaz. Çiftçinin mazotunu, gübresini, elektriğini; üreticinin ve nakliyecinin gerçek maliyetlerini kalıcı biçimde aşağı çekmek zorundasınız. Aksi hâlde yapılan her geçici indirim, ilk maliyet artışında geri alınır. Bir taraftan üretim maliyetleri yükselirken diğer taraftan gıda fiyatlarının kalıcı olarak düşmesini bekleyemezsiniz. Önce tarladaki maliyeti düşüreceksiniz ki pazardaki fiyat düşsün. Üreticinin maliyetini kalıcı olarak azaltmadan ne gıda ucuzlar ne vatandaşın sofrası rahatlar.”